C'K etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
C'K etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şub 2010

Sıradışı bir tweeter














Soyuz ekibiyle, uluslar arası uzay istasyonunda görevli bulunan Japon astronot Souchi Noguchi, uzaydan çektiği fotoğrafları Twitter sayfasında yayınlıyor.

Daha neler göreceğiz :) adam uzaydan tweet ediyor...


8 Şub 2010

İstanbul'da Farklı Bir "Yaşam Kavgası"

 






İstanbul bu aralar pek moda!

Gün geçmiyor ki uluslararası medyada, tasarım, moda, ekonomi, politika, magazin konusu farketmeksizin kentimizle ilgili övücü bir haber çıkmasın. "Küresel Metropol İstanbul" diye toplantılar yapılıyor.

Kentin aslında hiç sönmeyen yıldızı artık daha çok ışıldıyor.

Dünyayı kendi çevresinden ibaret sanan, sürekli kendini merkeze konumlayan kimilerimiz, nedenini nasılını sorgulamaksızın bu durumdan kıvanç duyuyor. "Bu ani aşk da nereden çıktı?" diye düşünmeye çalışmıyor kimseler.

Aslında, İstanbul bizim için çok hareketli, çok ışıltılı, biraz hüzünlü, ama her zaman çok güzeldi. Kimilerimize göre giderek çirkinleşiyor bile.

Ama, artık güzel veya çirkin, İstanbul, küresel metropoller sistemine, ağına entegre edildi. İlginin esas nedeni bu.

26 Ara 2009

Regain Your Focus

Geçen gün konuştuğumuz konuda güncel bir yazı yakaladım.


Hadi bakalım, ilk yazı alıntıyla olsun...

Regain Your Focus

You start a sentence, then forget what you're saying. You're this close to wrapping up a project, but days pass and it lingers on your desk. Between family obligations and work demands -- not to mention the constant temptation to see who's saying what on Twitter and Facebook -- concentrating these days feels next to impossible.

It's no wonder. The modern world, quite frankly, overstimulates our brains. "Technological advances have given us unprecedented opportunity, but they've also thrown off our brain chemical balance by keeping us adrenaline-based," says psychologist Lucy Jo Palladino, Ph.D., author of Find Your Focus Zone. Over time, too much adrenaline fries our focus. But you can regain it by figuring out your own problem areas -- what tends to trip you up? -- and using the following strategies to reel in your attention.

29 Tem 2009

İstanbul Gezginleri


Önceki gün, "İstanbul seni senden iyi tanıyan" adlı yazıyı Kaleli'nin teşviği ile yazmıştım.. kendisi bu seferde cnn.com 'da yayınlanmış "A travel homecoming in Turkey" adlı eski bir makale bulmuş.. bende az buçuk araştırdım ve Rick Steves adlı bu kişinin aslında bir gezgin olduğunu öğrendim. İnsan yaşadığı şehrin dünya çapında bu kadar hayranı olduğunu görünce tuhaf bir sahiplenme duygusuyla gururlanıyor.. zor ama güzel bu şehirde yaşamak.. sadece denizi, boğazı tarihi değil.. tuhaf bir cazibesi var.. biz mi çok abartıyoruz derdim hep.. haksızlık ediyoruz elbet, biraz da şımarıklık..

Rick Steves, 1955-Washington doğumlu bir yazar ve A.B.D'de tanınmış bir televizyon yorumcusu. Bugüne kadar 30 dan fazla seyahat kitabı çıkarmış, Avrupa tutkunu bir gezer aynı zamanda. 1973 den bu yana her yılın yaklaşık 120 gününü Avrupa'da seyahat ederek geçiriyormuş.. İstanbul için yazdıkları samimi ve içten.. işte bir paragrafı ve link'te yazının tamamı..

"Sitting down in the yellow "taksi" at Istanbul's Ataturk Airport and seeing the welcoming grin of the unshaven driver who greeted me with "Merhaba" (hello), I just blurted out, "Cok guzel." I forgot I remembered the phrase. It just came to me -- like a baby shouts for joy. I was back and it was "beautiful" indeed. I went through a decade-long period of annual visits, but it's been years since I wished a Turk "merhaba," that local aloha or namaste. My first hours in Turkey were filled with deja vu moments like no travel homecoming I've ever had."
. . .
"While Turkey's new affluence has killed the dolmus, the echoes of the boys hollering from the vans bounced happily all around me: "Aksaray, Aksaray, Aksaray." . . "Sultanahmet, Sultanahmet, Sultanahmet." My favorite call was for the train station's neighborhood: "Sirkeci, Sirkeci, Sirkeci." "

edition.cnn.com/2007/TRAVEL/getaways/10/26/istanbul/index.html

28 Tem 2009

İstanbul, seni senden iyi tanıyanlar...


Masada memleketi kurtaran bir millet olarak zaman zaman iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırdığımız da oluyordur elbet.. şu güzel ülkemizin tanıtımını yapamıyoruz.. elalem ne güzel reklamlar, billboardlar yapıyor, hazırlıyor diye dövünürüz.. itiraf ederim ki hiç birimiz İstanbul'a gelip fellik fellik gezen turistlerden daha iyi tanımıyoruz güzel tarihi "şehr-i İstanbul"umuzu.. o herşeyin ve tüm sorunların altında aradığımız Amerikalılardan bir tanesi; ABD’nin en popüler sabah haberleri olan “The Today’s Show”un sunucusu Matt Lauer, geçtiğimiz sene Mayıs ayında İstanbul’dan yapmış olduğu 2.5 saatlik canlı yayınla ABD’lileri Türkiye’ye hayran etmiş.

video 1
video 2
video 3

(eski-yeni daha fazlasını, videolari izlerken sol taraftaki konsolda bulablirsiniz.)

Sutanahmet Camii, sema gösterisi, Kapadokya gibi konulara geniş yer verdikten sonra NBC’nin telefonları kilitlenmiş. Milyonlarca Amerikalı Türkiye’ye seyahat etmek istediklerini söylemişler.

Türkiye’ye turist sayısının artmasını sağlayacak bu tanıtımın arkasındaki isim ise NBC ‘nin Türkiye temsilcisi gazeteci Aziz Akyavaş'mış. Yaklaşık beş yıldır programın İstanbul’dan yapılmasını sağlamak için NBC yöneticilerine ısrar eden Akyavaş, organizasyonun kusursuz olmasını sağlamış.

Bizler de en azından bu videoyu Facebook ortamında paylaşarak ufak da olsa bir katkıda bulunabiliriz..
http://www.facebook.com/video/video.php?v=219190820173&ref=nf

27 Tem 2009

iddia : 28

İbrahimovic-Eto'o takası söylentileri çıkar çıkmaz transfer %100 gerçekleşmemişti.. fakat bir Pazar günü olmalı.. Bebek Susam'da oturuken güzel bir yemeğine şu iddaya tutuştuk; Barcelona'nın İbrahimoviç'i (gün itibariyle transfer gerçekleşmiştir, iddia yürürlüktedir) 2009-2010 sezonu boyunca La Liga'da 28 gol atabilir mi atamaz mı.
28 => Kale kazanır, aksi takdirde Selo - Mertol..
sakatlanma, oynadığı maç sayısı ve penlatılar iddiayı değiştirmez veya bozamaz..

31 Ara 2008

Flickr Dialogları


Flickr, Flickr..
Nedir bu kadar malzeme olan allah aşkına;

kişisel fotoğraflarımızı, albümlerimizi paylaştığımız, amatör ve profesyonellerden oluşan bir site mi sadece...

Çuvaldızı kendimize batırıyorum, biz de bu nalet olası düzenin parçası olmuşuz.. Burası Flickr, Facebook değil.. Bu yorumlar nedir, wallpaper koyulur mu koyulmaz mı?.. Bir kullanıcı (!) fotoğrafların adını soru cümlelerinden oluşturabilir mi.. ve ben.. başkasının çektiği foto'ları kendi profilime koymaya hiç mi utanmıyorum...

1 comment since yours:

Mertol said:

I like colors and clouds...

Onur COSKUN said:

Thanks..

1 comment since yours:

Mertol said:

ispanyol bir turist olsa gerek, Madrid'in içinden...

Onur COSKUN said:

teşhis doğru ama... madrid'in köyündenmiş bu turist arkadaş... içinden değil.

Mertol said:

yaprakların rengi dikkat çekici...

Onur COSKUN said:

teşekkürler :)

Mertol said: nassın iyi misin?

Onur COSKUN said:

hamdolsun kriz teğet geçti
Mertol said:
Amurlar dün gece çok içmiş.
Onur COSKUN said:
bomba var olm, arıyorum..

Sorular......

Ghosts? :)

Too Fast?

Sunlight or Moonlight???

Which one is the tallest?

What is the Matrix?

15 Ara 2008

Flickr 'Counter' Onur

bayramda madem İstanbul'dayız (!) o zaman bu bayramı fotoğraf çekmeye ayıralım dedik.

ikinci gün olmuş; Onur sabahtan katılamamış..
Ben, Amur ve rehberimiz Permuz Kanlıca sırtlarında 300-500 fotoğraf çekmişiz..

İlk gün Amur'la Sultanahmet civarında epey keyifli bir gün geçiren Onur,
akşamüstüne doğru telefonla arar ve yanımıza gelmek üzere yola koyulur..
O ara Kale&Leyla Kuzguncukta bir sokakta arabanın içinde bizi bekler..

O da ne, inanılmaz bir trafik vardır 2. köprüde..

Kale'nin yanına ulaşan biz, İsmet Baba'nın bitişiğindeki cafeye oturup Onur'u beklemeye başlamışız..

hoş beş çay kahve derken Selo arar; nerde olduğumuzu sorar..
"hacı gelme çok trafik var Onur bile hala gelemedi.." deriz,
deriz ama hakikaten Onur nerde kalmıştır ?

- Aloou, nerdesin be Hacı nerde kaldın?!

- bi sokaktayım resim çekiyorum... geliyorum.. siz nerdesiniz ?

- nee ! ? olm biz İsmet Baba'nın yanındaki cafede seni bekliyoruz...

- haaa ne bilim abi siz çoktan çekmeye başladınız sandım, bende size yetişeyim diye arkadan çeke çeke geliyorum.. ulan Kale ile Leyla sokaktayız deyince...