31 Ara 2008

Flickr Dialogları


Flickr, Flickr..
Nedir bu kadar malzeme olan allah aşkına;

kişisel fotoğraflarımızı, albümlerimizi paylaştığımız, amatör ve profesyonellerden oluşan bir site mi sadece...

Çuvaldızı kendimize batırıyorum, biz de bu nalet olası düzenin parçası olmuşuz.. Burası Flickr, Facebook değil.. Bu yorumlar nedir, wallpaper koyulur mu koyulmaz mı?.. Bir kullanıcı (!) fotoğrafların adını soru cümlelerinden oluşturabilir mi.. ve ben.. başkasının çektiği foto'ları kendi profilime koymaya hiç mi utanmıyorum...

1 comment since yours:

Mertol said:

I like colors and clouds...

Onur COSKUN said:

Thanks..

1 comment since yours:

Mertol said:

ispanyol bir turist olsa gerek, Madrid'in içinden...

Onur COSKUN said:

teşhis doğru ama... madrid'in köyündenmiş bu turist arkadaş... içinden değil.

Mertol said:

yaprakların rengi dikkat çekici...

Onur COSKUN said:

teşekkürler :)

Mertol said: nassın iyi misin?

Onur COSKUN said:

hamdolsun kriz teğet geçti
Mertol said:
Amurlar dün gece çok içmiş.
Onur COSKUN said:
bomba var olm, arıyorum..

Sorular......

Ghosts? :)

Too Fast?

Sunlight or Moonlight???

Which one is the tallest?

What is the Matrix?

27 Ara 2008

29 Ekim 2008 - (dikkat.. 2' 16")

video

Abi çok geyiksiniz yaaa!!!

Karadeniz Açıkları

video

Kaptanın seyir defteri 09.09.2008 (Odessa - İstanbul)

Sevgili defter, şu aralar mesleğimin zirvesindeyim.. valla...
söylüyorum inanmıyorlar... daha süvarilik, 2. kaptanlık var diyorlar.

Halbuki 1. ve 2. kaptanlar ekonomik kriz sebebiyle işten çıkarıldı.. kimse beni anlamıyor sevgili defter.. mesleğimin zirvesindeyim diyorum..

bu arada bugün Babam ve Oğlum'u izledik.. ağla,ağla...

24 Ara 2008

Şampiyonlar Ligi 2008-2009 (2.tur):
(eflatun alır).. "4 İngiliz", "3 İspanyol" , "1 Alman" olur mu...

Chelsea-Juventus
Villarreal-Panathinaikos
Sporting-Bayern Münih
Atletico Madrid-Porto
Lyon-Barcelona
Real Madrid-Liverpool
Arsenal-Roma
Inter-Manchester United

Uefa Kupası:
(maviler ilk maçı alır. yeşiller de diğer maçın galibini yener.)

W.Bremen-AC Milan v Olympiakos-St.Etienne
Aston Villa-CSKA Moscow v Met. Donetsk-Tottenham
Lech Poznan-Udinese v Zenit Petersburg-Stuttgart
Paris SG-Wolfsburg v Braga-St.Liege
Dynamo Kiev-Valencia v Sampdoria-Metalist Kharkiv
Kobenhavn-Manchester City v AaB-Deportivo
Marseille-Twente v Fiorentina-Ajax
NEC Nijmegen-Hamburg v Bordeaux-Galatasaray

Kırık Kalpler

Cuma akşamı Babylon.. seneyi güzel bir tadla kapatmak için...

"Kırık Kalpler Albümü; 60’ların, türk sinemasının altın yıllarını süsleyen ve insanın yalnız kulağına değil, yüreğine de takılıveren o acılı, belki biraz ağdalı melodilerin bugüne bir yansıması. ‘Neydi o günler’ dediğimiz, belki olduklarından biraz fazla şeyler yüklediğimiz o zamanlara, Zeki Müren ve diğer ustaların dudaklarından dökülen nağmelere bir saygı duruşu.

Albümde aşkın nerdeyse her hali var: Aşkı bedende aramayan ‘Faniler’… bir satılık aşk ağıtı olan ‘Boş Pavyon’… akıp gidiveren ‘Su Gibi’… ve ‘çağdaş aşkın’ manifestosu ‘Aşık Olma’. Tabii albümde Orient Expressions’ınn alamet-i farikaları da var: ‘Electro-tense’ tonlarıyla ‘Poyraz’, ‘Ne Olur Geri Dönme’, yerel ilmeklerle örülmüş ‘Derde Düştüm’ ve İstanbul’a hınçlı bir güzelleme denilebilecek ‘Şehristan’… ‘Angels’ ise albümün sürprizi, Orient Expressions ekibiyle Jhelisa yan yana gelince neler olabileceğinin bir işareti. Afro-Anadolu ritmleriyle ‘Başka bir Aşk’ ve New Orleans’la Balkanların tadını karıştırmayı beceren ‘Tutsak’, albümü tamamlayan diğer isimler.

Kırık Kalpler Albümü, Orient Expressions’ın çekirdek elemanlarının yanı sıra vokallerde Berin Koç’un, perküsyon ve vurmalılarda Levent Güzel’in imzasını taşıyor."

20 Ara 2008

Prison Break / Going Under 4 X 14


"On kişiyi öldürürsen bir seri katil olursun, binlerce kişiyi öldürürsen savaş kahramanı"

16 Ara 2008

İstanbul için özür dileriz !..

Yeni polemik "Özür Dileme"

Bir grup aydın bir hareket başlattı bugünlerde,

şöyle demişler.

“1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”

O zaman bende şahsım adına 1453' de Eski İstanbul için Konstantin Palaiologos başta olmak üzere Bizanslılardan özür diliyorum, ilk aklıma gelen bu.

Bu konuda en güzel cevabı Ayşe Kulin vermiş;

“Benim özür dileme listemde, şartsız ve öncelikli olarak Hırant Dink’in ailesi ve cemaati, öldürülen papazların aileleri ve cemaatleri, töre cinayetine kurban edilen yüzlerce genç kadın, okuma hakkı ellerinden alınan on binlerce kız çocuğu, Sivas’da yakılan aydınlar, bir türlü ibadet haklarına kavuşamayan Aleviler, dillerini hâlâ serbestçe kullanamayan, kültürel haklarına sahip olamayan Kürtler, yerlerinden edilmiş Süryaniler, ayırımcılığa uğramış on binlerce vatandaşım, düşünce suçundan yıllarca hapis yatmış yazarım, çizerim, düşünürüm var. Bu yukarda saydığım suçların hepsi benim yaşam sürecimde işlendiği için, hepsinden ben de sorumluyum. Bu suçları işleyen ya da bu işleri düzeltemeyen hükümetlere benim yaşamım boyunca oy verildi. Vebali boynumdadır. Yukarda saydıklarımdan ve aceleden yazmayı unuttuğum daha nice suçtan sorumluyum. Utanç içindeyim.
Huzurlarında yerlere kapanarak özür diliyorum.
1915 Yılında benim annem dahi henüz doğmamıştı.
Olsun, Ermeniler’den yine özür dileyebilirim ama bir şartla:
Ermeniler de, 1960’lı yıllarda öldürmeye başladıkları Türk diplomatları, bu kişilerin ölen delikanlı oğulları, eşleri, gencecik şoförleri ve korumaları için
Ve
1915 olaylarında camilere doldurarak yaktıkları, kafalarını kestikleri Müslüman Türkler ve Kürtler için özür dilerlerse
Ve
Balkan Savaşı sonrasında, Balkanlarda katledilen yüz binlerce Osmanlı için Sırplar, Hırvatlar, Bulgarlar ve Yunanlılar;
Kafkaslardaki sürgün ve techirlerde mezalime maruz kalan, can veren Kafkasya halkı, Çerkesler ve Kırım Türkleri için de Ruslar özür dilerlerse, ben de Ermenilerden özür dilerim. Ben, Bosna’da katliama uğramış göçmen bir ailenin evladı olarak yüreğimde hiçbir halk için bir damla kin taşımadım ve özür talep etmedim, savaşın ve politikanın acımasız olduğunu hep bildim. Ermenilerden özür’ü ancak karşılıklı özürleşeceksek dilemeye hazırım. Çünkü, 1915 olayları, Amerika’nın Irak çıkartması değildir. 1915’de tek taraflı suç yoktur.

15 Ara 2008

Flickr 'Counter' Onur

bayramda madem İstanbul'dayız (!) o zaman bu bayramı fotoğraf çekmeye ayıralım dedik.

ikinci gün olmuş; Onur sabahtan katılamamış..
Ben, Amur ve rehberimiz Permuz Kanlıca sırtlarında 300-500 fotoğraf çekmişiz..

İlk gün Amur'la Sultanahmet civarında epey keyifli bir gün geçiren Onur,
akşamüstüne doğru telefonla arar ve yanımıza gelmek üzere yola koyulur..
O ara Kale&Leyla Kuzguncukta bir sokakta arabanın içinde bizi bekler..

O da ne, inanılmaz bir trafik vardır 2. köprüde..

Kale'nin yanına ulaşan biz, İsmet Baba'nın bitişiğindeki cafeye oturup Onur'u beklemeye başlamışız..

hoş beş çay kahve derken Selo arar; nerde olduğumuzu sorar..
"hacı gelme çok trafik var Onur bile hala gelemedi.." deriz,
deriz ama hakikaten Onur nerde kalmıştır ?

- Aloou, nerdesin be Hacı nerde kaldın?!

- bi sokaktayım resim çekiyorum... geliyorum.. siz nerdesiniz ?

- nee ! ? olm biz İsmet Baba'nın yanındaki cafede seni bekliyoruz...

- haaa ne bilim abi siz çoktan çekmeye başladınız sandım, bende size yetişeyim diye arkadan çeke çeke geliyorum.. ulan Kale ile Leyla sokaktayız deyince...

www tavsiye #1

http://www.jiklet.com/

nereden bulduğumu hatırlamıyorum fakat ilk bakışta "trend" bir site gibi geldi..
Genelde blog tarzında siteler kullanışlı olmayabilir, artık sağ taraftaki "kategoriler"den idare edeceksiniz ya da gün aşırı takip..

peki jiklet neymiş:

“Görsel iletişim, tasarım, ilham ve fikir merkezi” sloganıyla hayata geçirilen, daha çok görsel ağırlıklı ilham kaynaklarına yoğunlaşmayı seven, yeni fikir ve trendleri takip eden bir etkileşime sahip çıkmayı hedeflemiş Jiklet markasının, blog sitesidir.

göze çarpan : http://www.jiklet.com/?p=130

Ay Yıldız



servisteyim.. eve dönüyorum.. (pendik civarı) telefon çalıyor..
arayan O.Coşkun..

--olm havaya bak, aya bak, yıldıza bak.. ohaa süper.. makina yanında mı?

- biliyorum, ama hava puslu Amur'u ara..!!


Amur aranır.. (@yeni Gebze)
...

--olm havaya bak, aya bak, yıldıza bak.. ohaa süper.. makina yanında mı?

- gözükmüyor birşey, hava puslu..

--olm nasıl görmezsin yaa.. Mertol görüyor sen nasıl göremezsin!!!
bilmem kaç yüz bin yılda bir oluyormuş bu..

-- e daha geçen sene oldu!!

tongue FU #1

"hiç kimse akıl almak istemez, istedikleri sadece teyit edilmektir."
John STEINBECK

5 Ara 2008

resim değil FOTOĞRAF !!!

sen Flickr'ı biliyo musun Kale?

Foto dünyasına (!) hızlı giren Onur Coşkun'u bugünlerde biraz kibir sarmış. Ustası Mertol'a vefasız, geldiği yeri unutan, en büyük rakibi Amuraben'i karalayan ve bir sürrealist olan Selo'yu tiye alarak biraz tavır toplasada fotoğraflarının hastasıyız...

isimlere dikkat!!

www.flickr.com/photos/onurcoskun/




22 Tem 2008

Kişisel İleti

Kimi gelir, kimi gider. Eylül 2006 (Msc bıraktı..)

bindirilmiş kıtalar ha! hey yavrum hey..

Senin hayatın yalan dolan. Ne konuşuyorsun densiz şerefsiz!
Milliyet allah belanı versin.
Her halk hakketiği şekilde yönetilir.

Yaşasın hainlere karşı illegalite 1.8.2007
Bütün izinler iptal artık, Atamızın bekçisiyiz.
Kime hürriyet neye hürriyet 15.8.07 (Emin Çölaşan kovuldu - Hürriyet)
Siper ettim gövdemi. 16.8.07
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı. 21.8.2007
Karşı devrimin karşı devrimcisi. 28.8.2007 (11. cumhurbaşkanı)

Gözaltında! İçeride ya da dışarıda. 02.07.2008 (Ergenekon)

18 Tem 2008

MADO değil YADO!...

Şimdilik Türkiyenin 4 bir yanında değil, biri yanı başınızda hiç değil.
Mekanda her ne kadar 'kızgın kumlardan serin sulara atlama' havası olmasada.. der ki Yaşar Usta; "12' ye kadar yedin yedin, yemedin senin problemin"

Fenomen oluyor (mu) YADO, Mado'ya rakip olur mu?. .
Şimdilik bildiğim kadarıyla kendisi Bostancıda olmak üzere; Küçük Armutlu - Dükkan ve Ara Güler'in sahibi olduğu Ara Cafe'de sunulmaktaymış.


16 Haz 2008

TsubasARDA


45 dakikada çevrilen çok maç vardır;
3-0 dan 3-3 Milan - Liverpool (2005 Ş.L. Final)
3-0 dan 4-3 (!) bilen bilir.
Hatta son dakikaya 2 gol sığdıran ManUtd vardır yine Ş.L. Finalinde unutulmazlar arasında.
Ama dün öyle bir maç oynandı ki.. Japon çizgi filmi senaryolarını aratmadı. Birazda abartarak; 70 dakika açık "Çek" verdik eski Çekoslavaklara ama onların çeki karşılıksız çıktı. Bravo Nihat , bravo TsubasARDA.
Euro 2008, Türkiye: 3 - Çek Cumhuriyeti:2

1 Haz 2008

Son gülen kim?

video
Aslında herşey ılık bir ilkbahar günü İstinye Arena'da yapılan maç öncesi başlamıştı.
Muzir şahıs Selo çevirdiği pankart dolabını birer birer haber vermişti bizlere. Elindeki malzeme (Onur Coşkun Facebook'a geri dönsün) yaratıcılığıyla birleşerek, maçın meyvesini verecekti.
Fakat hak, hukuk, adaletin savunucusu Amuraben'i hesaba katmamış olacaktı ki, o akşam kendisini de büyük bir süpriz bekleyecekti, o zamanlar Çarşı aktifti tabi..
Yine de saha içinde süprizi yaşayan Onur, son gülen de Selo oldu.

30 May 2008

MİAD 4.BÖLGE BULUŞMASI 24 MAYIS 2008 CUMARTESİ GÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİLDİ







MİAD üyeleri arasında iletişimi güçlendirmek, ilişkileri sıcak tutmak ve yeni iş ilişkilerine ortam hazırlayabilmek amacıyla düzenlenen MİAD Bölge Buluşmaları İstanbul’un değişik bölgelerinde devam ettiriliyor. Kahvaltıya katılan üye işadamları MİAD hakkındaki düşünce ve önerilerini paylaşma imkanı da buldular. Kahvaltı sonrası bu buluşmaların devam etmesi ve iletişim bilgilerinin paylaşılarak ilişkilerin toplantı sonrası da sağlanabilmesine imkan tanınması genel görüş olarak katılımcılar tarafından vurgulandı. Kahvaltı sonrası sunumuyla büyük beğeni toplayan genç üyelerden, ileride matbaacılar kralı olmasına kesin gözüyle bakılan, Onur COŞKUN ; Malatyanın Türkiyenin kalkınmasında her zaman lokomotif görevi üstlendiğini belirtmiştir.
Kahvaltıya katılanlar: Abdullah GÜVENİLİR, Ahmet Şamil ONUR, Halit YÜKSEL Osman YILMAZ, Saim Sinan ONUR, Vedat ÖZDEMİR, Yusuf ÖZCAN, Onur COŞKUN, Cengiz İKTİMUR, Mehmet ÇAVUŞ, Hüseyin KABAKULAK, Ramazan CEYLAN, Mehmet MENEK, Ramazan ATAY, Şevket TABAŞ, Mehmet Kadir KOÇ, Nedim SALIK, Abbas ÇOŞAR, Sezai ÇOŞAR, Yunus AKDAŞ, Ahmet Turan KOÇER, Şerife GÜLYEŞİL

MHA

27 May 2008

Dön dedik, dönmedin..

Uğruna pankart bile yaptırdık.
Baltalimanında tellere astık , Sami Yen'de dalgalandırdık , adını haykırdık..
Kim diye sordular ?
12 sırt numaralı çocuk dedik !
Ama sen dönmedin !!

(cnn turk)

http://www.cnnturk.com/video/index.asp?vid=5036

Yayındayım...

Vur klavyenin tuşuna, yakala olayları.. bombalarla dolu bir blog olması ümidiyle!.. haydi rasgele